Çocuğun Öyküsü Evvel zaman içinde kalbur zaman içinde develer tellal pireler berber iken Olcay adında yemek ayırt eden bir çocuk varmış. Sevdiği yemek oldu mu yer sevmediği oldu mu sofradan kalkarmış. Yine bir akşam annesi balık kızartmış. Balığı sevmediği için başım ağrıyor deyip sofradan kalkmış. 10-15 dakika sonra uyumuş. Olcay ve Balık serüvenlerine başlamışlar. İkisi kütüphaneye gitmişler. Balık içeri girmiş. Olcay içeri adımını atamamış. Balık: - Gel, hadi çok güzel kitaplar var. - Giremiyorum. - Neden? - Bilemiyorum. Balık söze başlamış. - Buraya sadece balık yiyenler girer,demiş. Olcay balığa sinirlenmiş. Ne olduysa o zaman başlar. Sanki bir sihirli değnek onu yeşilliklerin arasına götürmüş. Olcay orada cildi güzel bir kız görmüş. Olcay : "Senin cildin neden bu kadar güzel?" Kız: "Ben ıspanak çok severim" Olcay burun bükmüş. Yine aynı şey olmuş Olcay eline aldığı anahtarı kapıya sokmuş. Kendini okulda sınavda bulmuş. Tahtayı zor gördüğü ve soruları yanlış yazdığı için sınavdan kötü not almış. Son ders zili çalmış. Olcay ağlayarak evinin yolunu tutmuş. Yolda balıkla karşılaşmış Balık:Niye ağlıyorsun Olcay ? diye sormuş. Olcay :Seni neden ilgilendiriyor ? Balık: Olcay kendi kendine bir düşün beni ilgilendirdiğini o zaman anlayacaksın. Olcay yürüye yürüye trafik ışıklarına gelmiş. Yeşil ışık yanınca karşıya geçmek istemiş. Kendini birden çok büyük kapının yanında bulmuş. Kapıyı açmak istemiş. Boyu süt içmediği için kısaymış. Yanına bir peri gelmiş. "Senin bu kapıdan geçmen için yanına bir tabak sütlü kurabiye veriyorum."demiş. peri. Yanına bir tabak kurabiye gelmiş Kurabiyelerden birini yemiş. Boyu uzamış. Sonra diğer kurabiyeleri cebine koymuş. Peri:"Koyu renkli kurabiyeler büyütür. Açık renkli kurabiyeler küçültür" deyip oradan kaybolmuş. Olcay ayaklarının ucunda anahtar görmüş. Onu almış kapının deliğine sokmuş. Kapı açılmış. Kendini dev sebze ve meyvelerin arasında bulmuş. Sebze ve meyveler arasında yürümüş. Önüne küçük bir kapı açılmış. Büyük olduğu için kapıdan geçemezmiş. Yanında açık ve koyu renkli kurabiyeler olduğu için açık renkli kurabiyeleri yiyip küçülmüş. Kapının yanında balık varmış Balık üstünde dev bir levha varmış. Üstünde “Bu balığı yiyen kapıdan geçer" demiş. Olcay balığı yemiş. Gözlerine parlaklık gelmiş. İçeride peri görmüş. Peri Olcay ’ı balık yediği için ödüllendirmiş. Olcay çok sevinmiş. Olcay yiyeceklerle dost olmuş. Hayatının geri kalan kısmını mutlu geçirmiş. Olcay ermiş muradına darısı dinleyenlerin başına............................................................................. ........ Bu hikayeyi okuyan öğrencilerim sınıfta bana anlatabilir. Rüstem Kurt 2-A Sınıfı Öğretmeni